10 Ocak 2011 Pazartesi

SırAltından notlar :)


Bir Öğrenci'nin Hayatını Doldurma'ya yönelik davranışlarına dair kısa ve komik bir biyografik anlatım :)
Annesi ile babasının karar verdiği bir tarihte kartal da doğdu. 4 yaşındayken kömürlük anahtarının üstündeki iç içe geçmiş 5 halka işaretinin, kapıdaki arabanın önündeki işarete benzetip kapısını açmaya çalıştı... Ve açtı da... 6 yaşındayken rol aldığı tiyatro gösterisinde senaryoya uymayarak prensesi öpmeden uyandırmaya çalıştı...
İlkokul’a Kartal Yavuz Selim İlköğretim okulunda başladı. Ve 1. sınıfta öğretmeninin sorduğu "büyüyünce ne olacaksın?" klişe sorusuna Atatürk cevabıyla gözdağı vermeye çalıştı. 4. sınıfta yine aynı öğretmenin matematik sorunu atmasyon bir şekilde de olsa çözen 2 kişiden biriydi. (diğer arkadaş şuan da İstanbul da tıp okuyor). Yine aynı sene hocanın "tüm kızlar çiçek olsun" repliğinden sonra "tüm kızlar çiçek olsun, arı olmazsam şerefsizim” diyerek toplum içindeki ilk esprisini yaptı!
Ve ortaokula kadar kalan zamanda özellikle Tarık Akan’ın rol aldığı yeşilçam filmlerini ve KAYGISIZLAR’ı izleyip sodalı ayran içerek geçirdi... 6-7-8. sınıflarda TARIK AKAN’ın sakallı bıyıklı filmlerine daldı. Hem fen, hem de din dersi vasata yakındı. Ne pozitif, ne de negatif bilimlere inanıyordu... Sıra arkadaşı Atakan’ın sıraya yazdığı Metallica Slayer yazısının üstüne eklediği kopyalar sayesinde ortaokul öğrenimini tamamladı. O bu stiline yazarak çalışma adını verdi... Askeri lise giriş sınavına gireceği okulun kapısında yapılan kazanıp ta askeri ücretle mi yaşayacaksınız esprisine tepesi attı, girmedi... Girdide sırf Atatürk cevabının hatırına... Kazanamadığı için sevindiği ilk ve tek sınav oldu…
Lise eğitimine San Süleyman Demirel lisesinde başladı… Bu okulda da adına Mer Ve Ötesi dediği sağlam bir kopya grubu kurdu. Grup o kadar başarılı oldu ki kompozisyon dersinden bile aynı notu almayı başardılar... Bu başarısına 2 yıl boyunca sınıf birinciliği belgesi verildi. Lise 2 de ilk gitarını imç den aldı ve tahmin edildiği gibi Teoman’ın o papatya şarkısıyla… Daha sonra grup dağıldı, yeni kurulan grup da (KARGA) tutunamadı. ÖSS ’de 24 tercihinden 6 sını kullanıp ODTÜ yazdı… Sağlık oldu… Seneye tekrar hazırlandı… Tercih sırasında kaderiyle oynadı ve Tanrının argo tabirler ile açıkça istemediği Manisa ya sürüldü... (Bu tarihte İstanbul a göçün daha da bir arttığı söyleniyor). Ve Ömer Hayyam’ın felsefesiyle tanıştı.
Üniversitenin ilk yılında kaldığı yurttan ayin yaptığı ve davetsiz misafirler getirdiği gerekçesiyle uzaklaştırıldı. İkinci sınıfında Türk Pop Rock tarihini önemli şahsiyeti ‘nev’zatdoğansoy la tanıştı. Ve o yaz hiç bilmediği dil ingilizcenin nasıl birşey olduğunu anlamak için Utah’a gitti. 4 ay burada Türkçesini ilerletip, döndü. 3. senesinde sokak da müzik yapmaya başladı. Kazım Koyuncu şarkılarıyla. 4. senesinde tam bir C.BUKOWSKİ hayranı oldu ve idol aldığı bu yazar sayesinde hayatı çözdü. Artık karşı cinsi daha iyi anlıyordu…

Hayatı Doldur - Celal Bayar Üniversitesi Marka Elçisi
Suat Keleş

7 Ocak 2011 Cuma

Madalyonun iki yüzü...


            Bundan yaklaşık bir buçuk yıl önce, bir ekim akşamının geç saatlerinde başlayan mesaisi ile günden güne beni daha da içine çeken, bitmek tükenmek bilmeyen bir enerjiye sahip yapısı ve bana göre insana sosyal sorumluluk adına birçok şeyi tattıran bir gruptur Hayatı Doldur. Kendi deyimleriyle büyüyen bir bebek, benim gibi yüzlerce üniversite öğrencisine göre ise hayatta karşılaşmayı umduğumuz en büyük fırsatlardan biri.

            Bu kulüpte öncelikle Marka Elçisi sıfatıyla tanıştım. Daha önce okul kulüplerinde yer almama rağmen bu kadar büyük bir kuruluşun altında bu sıfatla anılmak ayrı bir sorumluluktu. Elbette bu sıfatı olmak yetmiyor, duyulan güveni boşa çıkarmamam ve verilen görevi yerine getirmem gerektiğinin farkındaydım. İnsanlarla kurduğum iletişim, kulübün gün ya da saat gözetmeksizin benimle olan bağlantısı ve birlikte daha ilk etkinliğimizde binlerce insanın Hayatı Doldur Gençlik Kulübü sayesinde bir araya gelişini görmek muhteşemdi. İnsanların üzerindeki olumlu hava ve yüzlerdeki gülümsemeler bana ne yaptığımı ilk o zaman hissettirdi.  Belki bu yapılanların hakkında pek fazla oturup düşünmüyoruz ancak düşününce gerçektende ne kadar büyük, özellikle bizim için ne kadar imkansız görünen bir şeyleri gerçekleştirmiştik. Hani sürekli üniversite hayatımızda hayata hazırlanma sürecini atlatmamız gerektiği söylenir ya Hayatı Doldur bizi gerçektende hayata hazırlıyordu. Gerek koordine çalışma açısından, gerek kitlelerle iletişim açısından ve en önemlisi bir şeyleri başladıktan sonra bitirme açısından ki bence en önemli aşama budur. Hayatı Doldur bize tam olarak bu imkanı sağlıyor. Yeni insanlar, yeni yüzler ve gün geçtikçe artan sayısıyla büyüyen bir grup çalışması gerçektende insanın içinde bulunan heyecanı ve gururu su yüzüne çıkarıyor. Ve bu bir şeylerin zor olduğunu ama asla imkansız olmadığını ispatlayan müthiş bir grup çalışmasıdır.

            Üniversite hayatımın son senesi olmasına rağmen, ne Hayatı Doldur Gençlik Kulübü ile olan ilişkimi ne de birlikte yaptıklarımızın bu kadarla sınırlı kalacağını sanıyorum. En azından ben kendi adıma her zaman bu büyük toplulukla bir arada olmak ve yapılan her organizasyona bir şeyler katmak isterim. Büyüyen ve büyümeye devam eden bu bebeğe uzun ve sağlıklı ömürler diliyorum…
Hayatı DoldurAbant İzzet Baysal Ünv. Master Elçisi
Erdinç Aktaş

5 Ocak 2011 Çarşamba

Pamukkale Üniversitesi nasıl Hayatı Doldur ailesine katıldı?


Ben nasıl Hayatı Doldur ekibine katıldığımı anlatmak istiyorum. Herkesin farklı bir hikayesi vardır. Benimkisi ise biraz daha ilginç J Geçen sene, Ocak ya da Şubat ayları idi. İsmini vermek istemediğim bir üniversite ile Efes Pilsen – Real Madrid maçına gitmek için başvurmuştum. Ama önceliği okul öğrencilerine verdikleri için ben 4. Yedek olmuştum. (ilk 3 yedek gitmişti maça J) Ve sonuç olarak ben o maça gidemedim. Ben de gidemediysem kendi okulumun sorumlusu olurum deyip Hayatı Doldur ekibine bir mail attım. Pamukkale Üniversitesinin sorumlusu olmak istiyordum. Bana gelen cevap ‘’ Dönem başında tekrar konuşalım‘’ olmuştu. Sabırla dönem başını bekledim. Daha doğrusu bekleyemeden okul bitince tekrar mail attım. Cevap gelmeyince bir mail daha attım. Israrla okuluma Hayatı Doldur ayrıcalığını getirmek istiyordum. Ve beklediğim oldu. Yaz okulundaydım ve bir Perşembe günü Sarper abi’ den bir mesaj aldım. Halil Hayatı Doldur Pamukkale Üniversitesi marka elçiliğini sana vermeye karar verdik. Israrlarına dayanamadık diyordu. Şaşkın ve bir o kadar da mutluydum. ‘Müsait bir zamanda konuşalım’ demişti. Sarper abi. Hayatı Doldur macerası o gün başladı benim için. Konuştuk ve az çok neler yapacağımı anlattılar. Heyecanla www.hayatidoldur.com ’u inceliyor görevlerimizin neler olduğunu öğrenmeye çalışıyordum. Sonra okullar başlamadan bir hafta önce İstanbul’a gidip Nişantaşı’ndaki Hayatı Doldur ofisini ziyaret ettim. Sarper abi ile tanışıp görevlerimi öğrendim. Denizli’ye döndüğümde büyük bir heyecanla ben ve jr. elçilerim okulumuza Hayatı Doldur’ u tanıtmaya çalıştık. Başlarda biraz zorlansak da ilk etkinliğimizden sonra iyice adımızı duyurmaya başladık. Diğer okul kulüpleri ile projeler tasarlamaya başladık. Henüz ilk yılımız olduğu için pek bilinmesek de her gün yeni birilerinin daha hayatını doldurmak için uğraşıyoruz.
Ben inanıyorum ki bir yıla kalmadan okuldaki tüm öğrencilerin hayatını bir şekilde dolduracağız.
Hayatı Doldur - Pamukkale Üniversitesi Master Marka Elçisi
Halil Özçevik

4 Ocak 2011 Salı

Hayatı Doldur Orman'da...

        Her şey Efes Pilsen – Galatasaray maçıyla başladı Orman’da. Siteyi incelemiştim ve maç için verilen ücretsiz davetiyeler dikkatimi çekmişti. Kulüp yönetimi olarak maça gitmek istediğimizi birkaç bilet alıp alamayacağımızı sordum. Aldığım cevap beni hayrete düşürdü ;
“Sizin kampüsten otobüs kaldıralım :) .”
          Ormancıların hayatı doldurması böyle başladı. Biz o gün bir otobüs kaldırdık ve daha sonra ve daha da sonra… Her maça gidiyor, eğleniyor, takımımızı destekliyorduk. Biz gittikçe daha fazla kişi görüyor ve ilgi çekiyor, herkes gelmek istiyordu.
           Sadece maça gitmiyorduk, Anadolu grubu markalarından Efes Pilsen’in  pazarlama müdürünün eğitimine de katılmıştık. Pazarlamaya dair bir çok ayrıntıyı Hayatı Doldur sayesinde öğrenmiştik.
          Ve her maç sonrası bize hatıra kalan Hayatı Doldur anahtarlıklarına Orman Fakültesi’ndeki çoğu öğrencide rastlamak mümkün :).
          Benim maceram bu kadarla bitmedi. Bu yaz Hayatı Doldur Master Marka Elçisi oldum. Junior Marka Elçilerimle beraber bu sene daha çok çalışıyoruz. Efes Pilsen Spor Kulübü maçlarına katılım sürekliliğini sağladık. Eğitimlere katılıp, kendimizi geliştiriyoruz.
          Biz Orman Fakültesi’nde Hayatı böyle Doldurmaya devam ediyoruz, ailemiz her geçen gün büyüyor. Sende bize katılmak istiyorsan sakın unutma ;” www.hayatidoldur.com
Hayatı Doldur - İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi Master Marka Elçisi
Emre ALTIN 

29 Aralık 2010 Çarşamba

Bizce, Hayatı Doldur Nedir?


Merhaba  Hayatı Doldur Gençlik Kulübü üyeleri;
Yazımın okunabilirliğini açısından çok uzatmamam gerektiğini düşünüyorum. Hayatı Doldur’la tanışalı 2 yıl oldu hayatımı ne kadar doldurabildim, biraz bundan bahsedeyim.
Meşhur, her üyenin çok iyi bildiği, Tribünü Doldur aktivitesiyle tanıdım Hayatı Doldur’u. İlk maçımda bana bir otobüsün sorumluluğu verildi. İşte üniversite hayatımı değiştiren de, o otobüstü. Maça gidenler iyi bilir, geldiğin şehirden İstanbul’a kadar o otobüs uyumaz, uyutulmaz. Sürekli bir coşku halinde insanlar gaza gelmiştir. Hatta üniversiteler arası bir rekabet olduğu görülmüştür. İstanbul’a ulaşım yollarında bu aktiviteyle bir çok insanla iletişim kurmuş oldum. ‘Hayatı Doldur ne yaptı?’ sorusuna cevap; sosyal ortamımızı genişletmiş oldu. Hepimizin de bildiği gibi üniversitede sosyal ortam yoksa, orada okumanın da tadı yoktur. Sonrasında; insanların ‘maça ne zaman gidiyoruz?’ sorularıyla karşılaşmaya başladım. Bu sorular sorulur iken Junior BA olmak çok başkaydı. Artık ekibin içindeydim. Daha sonrada Mini MBA eğitimi, Rock and Dark Yarışması, Efes Blues Fest gibi etkinlikleri içeren kültürel faaliyetler ile dolu dolu 2 yıl, neler katmaz ki bir üniversite öğrencisine? Bunları başka bir yerde görebileceğimi, bu kadar rahat ulaşabileceğimi sanmam ve bu kadar aktiviteyi okulun bünyesinde yapmak gerçekten zor.
‘Hayatı Doldur nedir?’ sorusuna verebilecek en güzel cevap: ‘Seni tribüne götüren, sosyal sorumluluk bilincini geliştiren, müzik zevkini doyasıya tattıran, sınırsız eğlendiren, sanatı ayağına getiren, sanatla tanıştıran, kariyer yapmanda sana yol gösteren ve yardımcı olan, kısaca sosyo-kültürel değerlerini yüksek düzeyde tutan bir gençlik kulübüdür.  Zaten içinde yaşadığımız zamanda bunlar olmadan, insan ne kadar var olabilir? Hayatı doldur’a çok teşekkür ediyorum, bünyesinde olduğum ve bu aktiviteleri sağladıkları için...
Hayatı Doldur - Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi  Master Marka Temsilcisi
Eren UYSAL

27 Aralık 2010 Pazartesi

Hayatı Doldur size ne kadar yakın?


Hayatı Dolduruyoruz…

Hayatı Doldur' dan bir arkadaşım sayesinde (kendisi de çocukluk arkadaşım olmakla beraber İstanbul Üniversitesi Marka Elçilerinden biri olur) haberdar oldum. Ayrıntıları aynı arkadaşımdan alır almaz doğruca internet sitesine hücum ettim. Günlük hayatımızda, katıldığımız çoğu etkinlikte katkıları olduğunu görünce ilgim daha da arttı. Hemen okulumdaki marka elçilerinin kim olduğuna baktım. Malesef hiçbirini tanımıyordum. Ama yine de bir heves mail attım ayrıntılı bilgiyi bir kez de okulumdaki marka elçilerinden almak için. Gelen açıklayıcı ve yaptıkları etkinliklerle özendirici mail'i "kendileri ile etkinliklerde yer almak dileklerimle" yanıtladım…
Birkaç ay sonra ekibin içinde yer alacağımı tahmin edemiyordum o zamanlar…
Tüm bu Hayatı Doldur ile tanışma hikayemi anlatma sebebim, belki de sizlere şu an uzak gibi görünebilecek bir topluluk olan Hayatı Doldur'un aslında sizlere ne kadar yakın olduğu. Üniversitelerimizdeki "çoğu" öğrenci topluluğunda olduğu gibi sadece birbirleriyle yakın arkadaş olan insanlardan oluşmak yerine, hemen sizi nasıl sarabileceğinin bir örneğidir bu. Üstelik sadece samimi olmamız ile değil, katıldığımız etkinliklerle de o kadar hayatın içindeyiz ki…
Efes Pilsen Blues Fest gibi büyük bir festivalden, spor müsabakalarına, partilerden sosyal sorumluluk etkinliklerine çok geniş bir etkinlik yelpazesine sahip Hayatı Doldur. Kısacası sosyal hayatınızda bulunabileceğiniz her yerde bir Hayatı Doldur logosu, o da olmadı bir Hayatı Doldur üyesi görebilirsiniz. Üstelik tüm bu etkinliklere okulunuzdaki marka elçileri aracılığı ile ya da Hayatı Doldur'un internet sitesinden (http://www.hayatidoldur.com)'dan davetiyeler kazanmanız da pek mümkün…
Biz gençliğin hayatını dolduruyoruz...
Hayatı Doldur - ODTÜ Marka Elçisi
Diren Kocakuşak