7 Ocak 2011 Cuma

Madalyonun iki yüzü...


            Bundan yaklaşık bir buçuk yıl önce, bir ekim akşamının geç saatlerinde başlayan mesaisi ile günden güne beni daha da içine çeken, bitmek tükenmek bilmeyen bir enerjiye sahip yapısı ve bana göre insana sosyal sorumluluk adına birçok şeyi tattıran bir gruptur Hayatı Doldur. Kendi deyimleriyle büyüyen bir bebek, benim gibi yüzlerce üniversite öğrencisine göre ise hayatta karşılaşmayı umduğumuz en büyük fırsatlardan biri.

            Bu kulüpte öncelikle Marka Elçisi sıfatıyla tanıştım. Daha önce okul kulüplerinde yer almama rağmen bu kadar büyük bir kuruluşun altında bu sıfatla anılmak ayrı bir sorumluluktu. Elbette bu sıfatı olmak yetmiyor, duyulan güveni boşa çıkarmamam ve verilen görevi yerine getirmem gerektiğinin farkındaydım. İnsanlarla kurduğum iletişim, kulübün gün ya da saat gözetmeksizin benimle olan bağlantısı ve birlikte daha ilk etkinliğimizde binlerce insanın Hayatı Doldur Gençlik Kulübü sayesinde bir araya gelişini görmek muhteşemdi. İnsanların üzerindeki olumlu hava ve yüzlerdeki gülümsemeler bana ne yaptığımı ilk o zaman hissettirdi.  Belki bu yapılanların hakkında pek fazla oturup düşünmüyoruz ancak düşününce gerçektende ne kadar büyük, özellikle bizim için ne kadar imkansız görünen bir şeyleri gerçekleştirmiştik. Hani sürekli üniversite hayatımızda hayata hazırlanma sürecini atlatmamız gerektiği söylenir ya Hayatı Doldur bizi gerçektende hayata hazırlıyordu. Gerek koordine çalışma açısından, gerek kitlelerle iletişim açısından ve en önemlisi bir şeyleri başladıktan sonra bitirme açısından ki bence en önemli aşama budur. Hayatı Doldur bize tam olarak bu imkanı sağlıyor. Yeni insanlar, yeni yüzler ve gün geçtikçe artan sayısıyla büyüyen bir grup çalışması gerçektende insanın içinde bulunan heyecanı ve gururu su yüzüne çıkarıyor. Ve bu bir şeylerin zor olduğunu ama asla imkansız olmadığını ispatlayan müthiş bir grup çalışmasıdır.

            Üniversite hayatımın son senesi olmasına rağmen, ne Hayatı Doldur Gençlik Kulübü ile olan ilişkimi ne de birlikte yaptıklarımızın bu kadarla sınırlı kalacağını sanıyorum. En azından ben kendi adıma her zaman bu büyük toplulukla bir arada olmak ve yapılan her organizasyona bir şeyler katmak isterim. Büyüyen ve büyümeye devam eden bu bebeğe uzun ve sağlıklı ömürler diliyorum…
Hayatı DoldurAbant İzzet Baysal Ünv. Master Elçisi
Erdinç Aktaş

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder